ADANA
Diğer Şehirleri Gör
DUYURULAR

Anasayfa > Mitoloji > TÜRK MİTOLOJİSİNDE RENK KAVRAMI

TÜRK MİTOLOJİSİNDE RENK KAVRAMI
Son Güncellenme : 28 Mar 2017 20:36
Altay Türklerine ait Yaradılış destanında tanrı Kara Han (Kayra Han) güç sahibi olarak karşımıza çıkar. Gök tanrının Ak Han, Kızıl Han, Sarı (Kara)
Han, Yeşil Han adlarında dört oğlu vardı. Beyaz, Türkler için temizlik, arılık, ululuk, yaşlılık, tecrübe, büyüklük ve kutsallık demektir. Yakut Türklerine ait Yaratılış destanında Ürüng-Ayıg-Toyondenilen Yakutların en büyük Tanrısının adı Beyaz-Yaratıcı-Tanrı veya Beyaz-Yaratıcı’dır. Altay Türkçesinde ak“cennet” Manasına geliyordu. Cennette oturan tanrılara Aktu yani Aklılar; “rengi ve ruhu bembeyaz olan” deniyordu.Bunlar Süt-Ak Göl’ün yani süt renginde olan göllerin bulunduğu göğün üçüncü katında oturuyorlardı. İyilik tanrısı ve Yakutların güzellik tanrıçası Ayzıtgökten gümüş tüylü beyaz kısrak suretinde yere iner, bir çocuk doğacağı zaman tarla, çiçek ve yemiş perileriyle birlikte lohusanın yanına gider, Ak Göl’den aldığı bir damla sütü çocuğun ağzına damlatır ve böylece ruh bedene girmiş olurdu.
Türklerin en eski inançlarında yer alan al ruhu veya al ateşadı verilen ateş tanrısı ise koruyucu bir ruhtu. Yakut, Altay, Yenisey Türklerinin inançlarında rastladığımız ve izleri bugün Anadolu’da görülen Al ruhuyla ilgili olarak Albastı, Alkarısı, Albız/Albıs, Almış, Abası gibi kelimelere rastlarız. Kan ve kanı sembolize eden kırmızı aynı zamanda gücün, iktidarın, hâkimiyetin ve devlet kurmanın sembolüdür.
Türk mitolojisinde hayır ilahı Ülgen’in koruyucu ruh olarak kabul edilen yedi oğlundan birinin adı Yaşıl’dır. Yaşıl Kağan’ın bitkilerin yetişip büyümesinden sorumlu olduğuna inanılırdı.
Türk mitolojisinde kapıları altından bir saraya ve altın bir tahta sahip olan ve Yakutlar tarafından Ak Toyunda denilen ve kendisine beyaz at kurban edilen Tanrı Ülgen’in tahtı, nasıl devletin, ülkenin ve dünyanın merkezi olarak algılanmış ise, sarı renk de merkez ve hükümranlığın sembolü olmuştur. Altının rengini, merkezin hâkimiyetini ve gücü ifade eden sarı, tarihte Türklerin sıkça kullandığı renklerden biri olmuştur. Öyle ki Türk sarısına “Altın Sarısı” denilmiştir.
Buna karşılık sarı, Türk kültüründe aynı zamanda felaketin, kötülüğün, hastalığın,yabancılığın, düşmanlığın ve nefretin de simgesi olmuştur.Eski Türklerde açık renkli, beyaz veya boz renkte üç yaşındaki atlar Tanrıya kurban edilirdi. Kurban edilen atlar genellikle ak-boz kısrak veya alnı akıtmalı kısrak olurdu. Kağanlar genellikle akveya bozrenkte atlara binerdi.
Oğuz Kağan destanında mavi, kızıl, al, ak, kır, ela, kara gibi renkler ön plana çıkar. Oğuz kağanın yüzünün mavi olması, birinci eşinin gökten inen mavi bir ışıktan çıkması, ordusuna kılavuzluk eden kurdun mavi renkte olması kutsallıkla ve tanrıyla bağdaştırılabilir. Çünkü mavi genellikle gök rengi olarak kullanıldığı için Tanrı’nın ululuğunun ve yüceliğinin bir göstergesi olarak kabul edilmiştir. Bunun yanında Türk kültüründe gök, semavî bir kavram olarak; Gök Tanrı, gök kur (Bozkurt), gök boynuzlu keçi, gök öküz, gök Türk, gök yüzlü Oğuz şekillerinde karşımıza çıkar.
Kara ise tartışmalı bir renktir, bir taraftan karanlık güçler, suç ve kötülük olarak değerlendirilirken, bir taraftan da sadakat, sebat, dayanıklılık, ihtiyat, bilgelik ve güvenilirliğin simgesi olarak görülmüştür. Diğer renklere göre daha fazla kullanılan ve büyüklük, yükseklik, başatlık, bedbahtlık içeren kara rengiyle ilgili olarak kara koyun yahnisi, koyun yününden yapılan kara keçe, keçe ile kaplanan kara otağ, misafirin altına döşenen kara keçe, kara Dervend, kara kaygulu, kara ahşam, kara koç kara bağır, kara gün, kara bulut, kara saç, kara kaş, kara sakallu gibi adlandırmalara başvurulduğunu görürüz.
Şaman inancına göre Şamanizmde koyu mavi doğuyu, kızıl (kırmızı) güneyi, beyaz batıyı, siyah ise kuzeyi simgeliyordu.

Yorumlar

Bu Yazıya 0 Yorum Yapılmış

Yorum Yap

Bu Haberler Dikkatinizi Çekebilir

Türkçü Düşünce | ©2005

Bu sayfalarda yapılan paylaşımlar 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na %100 uygun olarak yayınlanmaktadır. Hiç bir şekilde haber niteliği taşımamakta olup tamamen bilgi amaçlıdır.
TELİF VE KULLANIM HAKKI 1. HAK SAHİBİ OLAN YÜCE TÜRK MİLLETİNE AİTTİR.